Ana sayfa › Kur’an’ın 114 Suresi › Naziât Suresi

Naziât Suresi

سورة النازعات

Kur’an-ı Kerim’in 79. suresi, Mekkî, 46 ayet. Resm-i Osmânî ile Arapça tam metin (Hafs ‘an ‘Âsım), okunuşu ve Diyanet İşleri meali.

#79Mekkî46 ayet
Uygulamada oku ve dinleKârileri dinle
Sure numarası
79
Ayet sayısı
46
İniş yeri
Mekkî
Cüz
30
Mushaf sayfaları
583-584

Dinle · Mishary Rashid Alafasy

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا ﴿١﴾

Wan naazi 'aati gharqa

1Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,

وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًۭا ﴿٢﴾

Wan naa shi taati nashta

2Canları kolaylıkla alanlara and olsun,

وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًۭا ﴿٣﴾

Wass saabi-haati sabha

3Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,

فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا ﴿٤﴾

Fass saabi qaati sabqa

4Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا ﴿٥﴾

Fal mu dab-bi raati amra

5Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun

يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ ﴿٦﴾

Yawma tarjufur raajifa

6O gün bir sarsıntı sarsar.

تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ ﴿٧﴾

Tatba'u har raadifa

7Peşinden bir diğeri gelir.

قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ ﴿٨﴾

Quloobuny-yau maaiziw-waaji-fa

8O gün kalbler titrer.

أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌۭ ﴿٩﴾

Absaa ruhaa khashi'ah

9İnsanların gözleri yere döner.

يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ ﴿١٠﴾

Ya qoo loona a-inna lamar doo doona fil haafirah

10Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"

أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ ﴿١١﴾

Aizaa kunna 'izaa man-nakhirah

11"Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"

قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ ﴿١٢﴾

Qaalu tilka izan karratun khaasirah.

12Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ ﴿١٣﴾

Fa inna ma hiya zajratuw-waahida

13Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.

فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ ﴿١٤﴾

Faizaa hum biss saahirah

14Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ ﴿١٥﴾

Hal ataaka hadeethu Musaa

15Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?

إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى ﴿١٦﴾

Iz nadaahu rabbuhu bil waadil-muqad dasi tuwa

16Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:

ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ ﴿١٧﴾

Izhab ilaa fir'auna innahu taghaa.

17"Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."

فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ ﴿١٨﴾

Faqul hal laka ilaa-an tazakka.

18"Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"

وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ ﴿١٩﴾

Wa ahdi yaka ila rabbika fatakh sha

19"Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."

فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿٢٠﴾

Fa araahul-aayatal kubra.

20Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.

فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ ﴿٢١﴾

Fa kazzaba wa asaa.

21Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.

ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ ﴿٢٢﴾

Thumma adbara yas'aa.

22Geri dönüp yürüdü.

فَحَشَرَ فَنَادَىٰ ﴿٢٣﴾

Fa hashara fanada.

23Adamlarını toplayıp seslendi:

فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ ﴿٢٤﴾

Faqala ana rabbu kumul-a'laa.

24"Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.

فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ ﴿٢٥﴾

Fa-akha zahul laahu nakalal aakhirati wal-oola.

25Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ ﴿٢٦﴾

Inna fee zaalika la'ibratal limaiy-yaksha

26Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.

ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا ﴿٢٧﴾

A-antum a shaddu khalqan amis samaa-u banaaha.

27Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا ﴿٢٨﴾

Raf'a sam kaha fasaw waaha

28Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا ﴿٢٩﴾

Wa aghtasha lailaha wa akhraja duhaaha.

29Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ ﴿٣٠﴾

Wal arda b'ada zaalika dahaaha.

30Ardından yeri düzenlemiştir.

أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا ﴿٣١﴾

Akhraja minha maa-aha wa mar 'aaha.

31Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.

وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا ﴿٣٢﴾

Wal jibala arsaaha.

32Dağları yerleştirmiştir.

مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ ﴿٣٣﴾

Mataa'al lakum wali an 'aamikum.

33Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.

فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ ﴿٣٤﴾

Fa-izaa jaaa'atit taaam matul kubraa.

34Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ ﴿٣٥﴾

Yauma Yata zakkarul insaanu ma sa'aa.

35Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.

وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ ﴿٣٦﴾

Wa burrizatil-jaheemu limany-yaraa.

36Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.

فَأَمَّا مَن طَغَىٰ ﴿٣٧﴾

Fa ammaa man taghaa.

37İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا ﴿٣٨﴾

Wa aasaral hayaatad dunyaa

38İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ﴿٣٩﴾

Fa innal jaheema hiyal maawaa.

39İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ ﴿٤٠﴾

Wa ammaa man khaafa maqaama Rabbihee wa nahan nafsa 'anil hawaa

40Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ ﴿٤١﴾

Fa innal jannata hiyal maawaa

41Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا ﴿٤٢﴾

Yas'aloonaka 'anis saa'ati ayyaana mursaahaa

42Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.

فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ ﴿٤٣﴾

Feema anta min zikraahaa

43Nerde senden onu anlatması?

إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ ﴿٤٤﴾

Ilaa Rabbika muntahaa haa

44Onun bilgisi Rabbine aittir.

إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا ﴿٤٥﴾

Innamaaa anta munziru maiy yakshaahaa

45Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.

كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا ﴿٤٦﴾

Ka annahum Yawma yarawnahaa lam yalbasooo illaa 'ashiyyatan aw duhaahaa

46Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.

Kur’an metni: Tanzil Projesi (tanzil.net), resm-i Osmânî, birebir kopya, CC BY 3.0. Meal: Diyanet İşleri. Okunuş: alquran.cloud.

Naziât Suresi kaç ayettir?

Naziât Suresi 46 ayettir.

Naziât Suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Naziât Suresi Mekkî bir suredir; mushaf sıralamasında 79. suredir.

Naziât Suresi kaçıncı cüzdedir?

Naziât Suresi 30. cüzde, Medine mushafının 583-584. sayfalarındadır.