Ana sayfa › Kur’an’ın 114 Suresi › Mutaffifîn Suresi

Mutaffifîn Suresi

سورة المطففين

Kur’an-ı Kerim’in 83. suresi, Mekkî, 36 ayet. Resm-i Osmânî ile Arapça tam metin (Hafs ‘an ‘Âsım), okunuşu ve Diyanet İşleri meali.

#83Mekkî36 ayet
Uygulamada oku ve dinleKârileri dinle
Sure numarası
83
Ayet sayısı
36
İniş yeri
Mekkî
Cüz
30
Mushaf sayfaları
587-589

Dinle · Mishary Rashid Alafasy

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَيْلٌۭ لِّلْمُطَفِّفِينَ ﴿١﴾

Wailul lil mutaffifeen

1İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ ﴿٢﴾

Allazeena izak taaloo 'alan naasi yastawfoon

2İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ ﴿٣﴾

Wa izaa kaaloohum aw wazanoohum yukhsiroon

3İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ ﴿٤﴾

Alaa yazunnu ulaaa'ika annahum mab'oosoon

4Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

لِيَوْمٍ عَظِيمٍۢ ﴿٥﴾

Li Yawmin 'Azeem

5Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ﴿٦﴾

Yawma yaqoomun naasu li Rabbil 'aalameen

6O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍۢ ﴿٧﴾

Kallaaa inna kitaabal fujjaari lafee Sijjeen

7Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌۭ ﴿٨﴾

Wa maa adraaka maa Sijjeen

8Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?

كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ ﴿٩﴾

Kitaabum marqoom

9O, yazılmış bir kitaptır.

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٠﴾

Wailuny yawma'izil lil mukazzibeen

10Yalanlayanların o gün vay haline!

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ﴿١١﴾

Allazeena yukazziboona bi yawmid deen

11Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ﴿١٢﴾

Wa maa yukazzibu biheee illaa kullu mu'tadin aseem

12Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ﴿١٣﴾

Izaa tutlaa'alaihi aayaatunaa qaala asaateerul awwaleen

13Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ﴿١٤﴾

Kallaa bal raana 'alaa quloobihim maa kaanoo yaksiboon

14Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّمَحْجُوبُونَ ﴿١٥﴾

Kallaaa innahum 'ar Rabbihim yawma'izil lamah jooboon

15Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ ﴿١٦﴾

Summa innahum lasaa lul jaheem

16Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.

ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ﴿١٧﴾

Summa yuqaalu haazal lazee kuntum bihee tukazziboon

17Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ﴿١٨﴾

Kallaaa inna kitaabal abraari lafee'Illiyyeen

18Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ﴿١٩﴾

Wa maaa adraaka maa 'Illiyyoon

19O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?

كِتَٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ ﴿٢٠﴾

Kitaabum marqoom

20O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿٢١﴾

Yashhadu hul muqarra boon

21O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ﴿٢٢﴾

Innal abraara lafee Na'eem

22İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴿٢٣﴾

'Alal araaa'iki yanzuroon

23İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ ﴿٢٤﴾

Ta'rifu fee wujoohihim nadratan na'eem

24Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍۢ مَّخْتُومٍ ﴿٢٥﴾

Yusqawna mir raheeqim makhtoom

25Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌۭ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ ﴿٢٦﴾

Khitaamuhoo misk; wa fee zaalika falyatanaafasil Mutanaafisoon

26Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ ﴿٢٧﴾

Wa mizaajuhoo min Tasneem

27Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

عَيْنًۭا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ ﴿٢٨﴾

'Ainaiy yashrabu bihal muqarraboon

28Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ ﴿٢٩﴾

Innal lazeena ajramoo kaanoo minal lazeena aamanoo yadhakoon

29Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.

وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ ﴿٣٠﴾

Wa izaa marroo bihim yataghaamazoon

30Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ ﴿٣١﴾

Wa izan qalabooo ilaaa ahlihimun qalaboo fakiheen

31Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.

وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ﴿٣٢﴾

Wa izaa ra awhum qaalooo inna haaa'ulaaa'i ladaaal loon

32İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.

وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ ﴿٣٣﴾

Wa maaa ursiloo 'alaihim haafizeen

33Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ﴿٣٤﴾

Fal yawmal lazeena aamanoo minal kuffaari yadhakoon

34Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ﴿٣٥﴾

'Alal araaa'iki yanzuroon

35Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.

هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ ﴿٣٦﴾

Hal suwwibal kuffaaru maa kaanoo yaf'aloon

36Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.

Kur’an metni: Tanzil Projesi (tanzil.net), resm-i Osmânî, birebir kopya, CC BY 3.0. Meal: Diyanet İşleri. Okunuş: alquran.cloud.

Mutaffifîn Suresi kaç ayettir?

Mutaffifîn Suresi 36 ayettir.

Mutaffifîn Suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Mutaffifîn Suresi Mekkî bir suredir; mushaf sıralamasında 83. suredir.

Mutaffifîn Suresi kaçıncı cüzdedir?

Mutaffifîn Suresi 30. cüzde, Medine mushafının 587-589. sayfalarındadır.